21 Aralık 2010 Ay tutulmasıyla tetiklenecek olayların genel kalitesi hakkında

Ay tutulması konusuna dünden kaldığımız yerden devam edelim...
Olaya astrolog dostlar büyük ilgi gösterdiler. New York borsasında sallantı bekliyorlar. Ona bağlı olarak Avrupa borsalarının da sarsılabileceğini düşünüyorlar. Beklentileri nedense hep olumsuz. Biz iyimser olalım...
En "gerçekçi" tahmin, Çindeki Amerikan yatırımlarının -gözden kaçan- bir finans balonuna neden olduğu ve bunun patlayıp herkesi şaşırtabileceği yönünde. Böyle uçuk tahminler bir yana, ABD'nin ekonomik durumu berbat. Oradan bir sorunun çıkması bence daha olası görünüyor.
Özellikle kitlesel cinayetlere dikkat çekiyorlar. Çok sayıda kadının veya ailelerin adının karıştığı cinayetler. (Üzerinde çok durduklarından, istemeyerek buraya yazıyoruz)
Ay tutulmaları duygusal dalgalanmaları ve duygusallıkları tetiklediğinden, dünyanın dikkatini çekecek büyük üzüntüler (ve tabii sevinçler!) olabilir.
21 Aralık günü gerçekleşen Kuzey Ay düğümünde Ay tutulmasının, en büyük yıkıcı etkiyi Londra'ya yapacağı düşünülüyor.
Etkiler içinde benim en ilgimi çeken, 'Bilinç Genişlemesi' diye adlandıracağım durum. Kollektif bilgi ve değerlerin genişleyip güçlenmesi ile ortaya çıkan bir özgüven.
Biz iyimser olalım ve olası olayların genel kalitesi hakkında şunları not düşelim:
* Daha önce yapılmış (kısmen gizli kapaklı) işlerin sonuçları çarpıcı bir şekilde aniden görülür hale gelebilir.
* Güvenlik sistemleri, bilgisayar sistemlerine yapılan siber saldırılarla birden devre dışı kalabilir. Mesela ABD'nin savunma kalkanları bir anda ortadan kalkabilir. Böyle bir durum, daha sonra büyük değişikliklere neden olabilir.
* Karşılıklı yardımlaşma sonucu çok olumlu ve yapıcı gelişmeler/sonuçlar ortaya çıkabilir (Halkların halklarla dayanışması, Hükümetler ve halkların dayanışması, grupların dayanışması).
* Başlayan yeni dönemin özelliği, yaratıcılık potansiyelinin çok yüksek olması...
Yani olumlu/iyimser bir yaklaşım, yıkım yerine büyük yeni değişimlerin/dönüşümlerin kapısını açabilir.
* Aşırılıklardan ve radikalizmden kaçınmak, bu dönemin yıkıcı potansiyelini zararsızlaştırmak için kuşkusuz en doğru yol olacaktır.